Genel Başkan 83. Sayı Köşe Yazısı

EMEK MÜCADELEMİZ 27 YAŞINDA

Varlığımız cesaret, birliğimiz berekettir

        1994 yılında ne hale geldiği emek mücadelesinin meşalesi yapmak için yola çıkmak ve sendikacılığa yeni bir nefes getirenemizin 27’inci yılındayız . Maharetli adamların zamanın ruhuna dokunan doğru okumak, destansı bir mücadeleyi ilmek dokudu, emek ve ekmek kavgası veren herkesi ruhunun en has yerinden yakaladı. İlk günden bugüne tüm üyeleriyle emeğin öznesi olarak, önceliği insana mücadele eden, yön adalet, hedefi hep özgürlük ve hakkaniyet, yöntemi hep erdemli hareket, ilkesi hep çözüm odaklı sendikacılık olan Bem-Bir-Sen; yeni bir kulvar açmış, ufukta yeni bir çizgi çizmiş, aşılmaz sanılan eşikleri aşmış, kazanımlarla tarih yazmış ve sendikacılıkta seyir değiştirmiştir.Sendikal arenanın tarihinde zerreden zirveye yeni bir yolculuğun destanını yazmıştır. Hayatı ve mücadelesiyle bu dava için mestan olan, yaşadıkları ve kattıklarıyla bu destana yeni sayfalar ekleyen tüm adanmış ruhlara selam olsun.

        Bizler 27 yıllık emek ve özgürlük mücadelemizde üyelerimize hizmet etmek için söz verdik, davamız için yeminli neferler olduk. Marifetle çıktığımız bu yolculukta maharetimizle Genel Yetkide 15’inci Yılımıza girdik ve 16’ıncı yetki yılımıza emin adımlarla ilerliyoruz. Haklı olmak en önemli ilkemiz, istikrarlı olmak en büyük hedefimiz, değerlerimiz de asla vazgeçmediğimiz pusulamız oldu. Üyelerimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz, edeceğiz. Sendikal alanda yerelde emekçiler adına yaptıklarımız, evrenselde sendikacılığa kattıklarımızla yerelden evrensele uzanan soylu mücadelenin temsilcisiyiz. Ait olduğumuz yeri unutmadan ve kutlu görevimizi bir gün olsun bırakmadan büyük ummana akan çağlayanlarız. Yerel Yönetim Hizmet Kolu’nun Türkiye’deki en etkili ve yetkili adresiyiz, örnek alınması gereken sendikal gerçek biziz.

        Bu kutlu yolculuğu başlatan, emek emek büyüten cefakar ve vefakar kurucularımıza; mücadelemize sahada liderlik eden şube/il başkanlarımıza; mihmandarlık yapan, istikamet veren denetleme ve disiplin kurulu üyelerimize; direnç noktamız, büyüme istidadımız işyeri temsilcilerimize; varlığımızın yapı taşı, ilkeli ve onurlu duruşun sembolü üyelerimize, mesai mefhumu gözetmeyen personelimize, Bem-Bir-Sen sevdalılarına şahsım ve yönetim kurulum adına  en içten duygularla şükranlarımı sunuyorum.

        Çerağımızı yakan, yolculuğumuzu başlatan Mehmet Akif İnan’dan aldığımız ilhamla, yapıcı tavrımız ve inşacı kimliğimizle sorunların parçası değil çözümün paydaşı olmaya devam edeceğiz. Üyelerimizin hakları, milletimizin geleceği, Türkiye’mizin tarihe yeniden mühür vurması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu topraklarda farklılıklarımızın en büyük zenginlik olduğu bilinciyle birlikte yaşama kültürünün daha kökleşmesi için inisiyatif almaya devam edeceğiz. Stratejilerimizi oluştururken de eylemlerimizi gerçekleştirirken de her zaman ‘biz’ duygusuyla hareket edeceğiz. Ayrıştırıcı değil birleştirici tutum içinde, hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklayarak nice 27’inci yıllara diyeceğiz. Türkiye’mizin büyümesi, milletimizin yücelmesi ve yerel yönetim çalışanlarımızın her halükârda kazanması için emek verip ter dökeceğiz. Yanan bu çerağa her dem nefes olacak, sönmesine ve söndürülmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

        Bem-Bir-Sen, 27 yılda tarihi kazanımlara imza atmış, sessiz devrimlerin altına mührünü basmış, yerel yönetim çalışanlarının masadaki temsilcisi, toplu pazarlıktaki güçlü sözcüsü olmuştur. 1994 yılında Bağcılar Belediyesi ile imzaladığımız ilk Sosyal Denge Sözleşmemizden bugüne kadar binlerce Sosyal Denge Sözleşmesine imza attık. Bugüne kadar kamu görevlileri adına alınmış en önemli kazanımlardan olan Sosyal Denge Sözleşmelerini önce yasalaşmasını, sonra da 5 dönemde Toplu Sözleşme masasında bu kazanımların devamlılığını sağladık. 2013 yılında yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli personelin kadroya geçmesini sağladık. Sürekli kazandıran, istikrarla kazanımlarını büyüten sendika olduk.

        İtfaiyecilerimiz, zabıta memurlarımız, koruma güvenlik memurlarımız, avukatlar, biyologlar, imamlar, il özel idarelerde çalışan memurlarımız, şefler, programcılar, engelli kamu görevlilerinin ve yerel yönetimlerde çalışan bütün Memurlarımızı kapsayan kazanımlarımızın çokluğu* ve sayımızın büyüklüğü yürüdüğümüz doğru yolun sonucu, haklı mücadelemizin nişanesidir. Bu konu bizim için övünülecek bir mevzu değil sorumluluğumuzun ağırlığının tescilidir. Davamızdan şaşmayacak ve bizi biz yapan mefkurelerimizden asla ayrılmayacağız. Ne kadar çok şey yaptığımıza değil, ne kadar çok şey yapmamız gerektiğine odaklanacağız. Bir işi tamamladığımızda hemen yeni bir işe koyulacak, her zaman Hak’ka yöneleceğiz, hakikate rağbet edeceğiz.

        Bu yolculuğumuzda bizleri yıldırmak isteyenlere inat daha çok direnecek daha çok dayanışma içinde olacağız. Üyelerimizi baskı, sürgün ve mobbingle istifaya zorlayanların, emeği ve ekmeği hiçe sayan zalim tavırların her daim karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz. Yerel yönetimlerde hizmetin adresi olmaktan çıkartılarak, zulmün merkezine dönüştürülen belediye binalarının önünde bükülmez binlerce bilek ve tek yürekle, yaptığımız eylemlerle yanlışları doğrultmak için haksızlıklara karşı haykırdık, haykıracağız.

        Bazı siyasi partilerin tasallutu altında emir eri gibi çalışan sendikalar, Üyelerimize baskı yaparak, tehdit edip korkutarak, sürgüne gönderip kurtulacaklarını sandılar, hak gasp ederek yetkiyi alacaklarını zannettiler. Her şeye rağmen dik duruşumuz, doğru işlerdeki kararlı tavrımız, birlik ve beraberlik içerisinde dayanışma ruhumuzla yine kazandık. Onlar yine hüsrana uğradılar, uğramaya da devam edecekler.

        Bedeli ne olursa olsun yerli ve milli sendikacılık anlayışımızdan asla taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz. Emeği aziz bilen, alın terini değerli kılan anlayışımızla, ekmeğimizi büyütmek için kararlı adımlarla hep birlikte büyük yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.

        Bugün bölgemizde ve dünyada Yeniden Büyük Türkiye ve Adil Bir Dünya’nın doğum sancıları yaşanıyor. Küresel çeteler ile bölgesel ve  ulusal taşeronlarının kışkırttığı ırkçılık, terör ve mezhepçilik fitnesi, kan ve gözyaşı politikalarına zemin oluşturuyor. Kardeş coğrafyamızı ve  kardeşliğimizi parçalamaya çalışıyorlar. Küresel fitne ve küresel adaletsizliğin, insanlığın umumi barışına ve selametine dönüşmesi için “müminler kardeştir” hakikatine sımsıkı sarılarak, kardeşlik hukukunu yeniden inşa ve ihya etmeliyiz.

        Çünkü biz Türkiye’yiz.

        Çünkü biz Milletimizle aynı değerleri paylaşıyoruz.

        Çünkü biz kamu görevleriyle aynı dili konuşuyoruz.

        Türkiye’yi kuşatan, Milletimizle kucaklaşan erdemliler hareketiyiz.

        İstikrar ve başarının adresiyiz.

        Elif gibi dimdik duruşun sembolüyüz.

        Bem-Bir-Sen emeğin de merhametin de adresidir. Emperyalistler tarafından cetvelle çizilmiş yapay sınırları kaldırıyoruz. Gönül coğrafyamızın sınırlarına geri dönüyoruz. Savaşta mazlumun hamisi, depremde afetzedelere uzanan kardeş eli, sel olduğunda yıkılan yüreklerin yardımına koşan iyilik gönüllüsü erlerin mevzisidir. Yoksulluktan açlığa, sel baskınından salgına; insanı ve insanlığı tehdit eden tüm felaketlere karşı her zaman dayanışma ve paylaşma ruhunu ortaya koyan irade olmuştur. Hak ihlallerinden tüm insan hakkı ihlallerine varıncaya kadar zulmün, işkencenin, açlığın, zorluğun ve sıkıntının yaşandığı tüm coğrafyada dilenmek yerine direnmenin, vazgeçmek yerine sabretmenin önerildiği bir medeniyetin ve inanç ikliminin mensupları olarak maddi yardımlardan insani yardıma varıncaya kadar özgürlük ve adalet hareketinin paydaşıdır.

        Ülkemize ait olmayan hiçbir şeyin bu topraklarda değer bulmayacağı gerçeğinden hareketle Milletimizin değerlerini mihenk bilerek, manevi değerlerimizi mücadelemizin burçlarına dönüştürerek yol alıyoruz. Emekçilerimizin alın terini savunmak için söylemden eyleme, sahadan masaya, müzakereden mücadeleye sendikacılığı söylemle ikna ederek, müzakereyle kazanım üreterek, eylemle bilinçleri dirilterek bu kutlu yolda ilerliyoruz.

        27 yıllık bu emek mücadelemizin bugünlere gelmesi için emek, ömür ve gönül veren tüm Başkanlarımıza, Yöneticilerimize, Temsilcilerimize, Üyelerimize hasseten teşekkür ediyorum. Bu yolculuğu başlatarak amel defterini açık tutan işlere imza atan ve ahirete irtihal eden Merhum Memur-Sen Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan ve Merhum Genel Sekreterimiz İbrahim Keresteci Başkanımız başta olmak üzere ukbadan bize el sallayan tüm Şube/İl başkanlarımıza Allah’tan rahmet (c.c.) diliyor, minnetle yâd ediyorum.

        Dergimizin bu sayısının (83’üncü) kapak konusu ‘SİZ’siniz… Emeğin, ekmeğin, alın terinin mücadelesini vermenin haklı gururunu göreceksiniz. Bu davayı bugünlere getiren, 27 yıldır birlikte, kol kola yürüyen bu benzersiz dayanışmayı, sendikacılığı ve kardeşliği göreceksiniz.

        Bem-Bir-Sen olarak değerlerimizden aldığımız güçle mücadele azmimizi yeniden kuşanacak, kamu görevlilerinin bize duyduğu güven ve kararlı adımlarla istikamet üzere yürümeye devam edeceğiz. Üyelerimiz ve Teşkilatımızla olan birliğimizin getirdiği bereketle asra damgamızı vuracağız diyor; Bem-Bir-Sen ailemizi saygıyla selamlıyorum.

        ALLAH (c.c.) yâr ve yardımcımız olsun…